29 Kasım 2018 Perşembe

Parlamenter Sistem

     Kuvvetler ayrılığının yumuşak olarak görüldüğü sistemlere parlamenter sistem ya da parlamentarizm denir. Kuvvetler ayrılığının yumuşak olması demek yasama ve yürütme organlarının birbirinden tam olarak ayrı olmaması anlamına gelir. İki erk de kural olarak farklı organlara bırakılmış olsa da iç içe geçmiş vaziyettedirler.
Parlamenter sistemlerde yürütme iki kanatlıdır. Bir kanat devlet başkanıdır. Bu ister bir kral olsun ister bir cumhurbaşkanı olsun fark etmez, yürütmenin sorumsuz olan kanadıdır. Yürütmenin diğer kanadı ise kabine veya hükumettir. Hükumetin veya kabinenin başı başbakandır. Başbakan ile birlikte bakanlar kurulu kabineyi oluşturur. Bunların görevi ülkenin iç ve dış politikalarını belirlemektir. Hükumet yürütmenin sorumlu olan kanadıdır. Yani başbakan ve bakanları meclise karşı sorumludurlar.
Yürütmenin başındaki cumhurbaşkanı da başbakan da bir parlamenterdir. Yani yasama organı tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı parlamentodan ayrıldığı an vekilliği sona erer. Yani yasama fonksiyonuna katılamaz. Böylelikle cumhurbaşkanının tarafsız olması amaçlanır. Cumhurbaşkanının tarafsız olması yürütme açısından çok önemlidir, çünkü gerektiğinde hükumeti frenleyecek olan cumhurbaşkanıdır.
Başbakanın da parlamenter olduğunu söylemiştik. Cumhurbaşkanı parlamentodan en çok oy alan parti liderini hükumeti kurmakla görevlendirir. Bu kişi listesini oluşturur ve cumhurbaşkanına sunar. Cumhurbaşkanı bu listeyi onaylarsa hükumet kurulmuş olur. Oluşan yeni kabine bir plan hazırlar ve bunu meclise sunar ve güvenoyu ister. Meclis bunları beğenmezse güvenoyu vermez ve hükumet düşer.
Bu iki özellik (yürütmenin iki kanattan oluşması ve yürütmenin başındakilerin meclisten seçilmesi) parlamenter sistemlerin en spesifik özelliğidir.
Parlamenter sistemde aynı kişi hem yasama hem de yürütmede görev alabilir. Kuvvetler ayrılığının yumuşak olarak görüldüğü nokta burasıdır. Hükumetin üyelerinin de mecliste koltukları vardır. Onlar da kanun tasarılarının oylanması sırasında el kaldırırlar. Ne de olsa onlar da birer parlamenterdir. Ayrıca bakanlar kurulu çıkardıkları kanun hükmünde kararnameler ile yasama faaliyetine katılırlar. Yürütme organının bütçe hazırlama ve uluslararası antlaşmalar yapma yetkisi de vardır. Bütçe hazırlanır, meclis kabul eder. Aynı şekilde uluslararası nitelikteki antlaşmaları hükumet yapar, meclis uygun bulur, cumhurbaşkanının onaylar. Cumhurbaşkanının onay yetkisi sadece burada görülmektedir.
Yürütme organı yasama organını feshedebilir. Yasama organı da araştırma, soruşturma, gensoru gibi yollarla yürütmeyi denetleyebilir. Meclis araştırması diğerlerinden biraz farklıdır. Çünkü bu hükumet üyelerini cezai sorumluluğa götürür. Önce mecliste karar alınır ve soruşturma başlar. Ancak soruşturmayı savcı değil meclis yürütür. Çünkü savcı hükumet üyelerini araştıramaz. Eğer soruşturma sonucunda hükumet üyesi ya da üyeleri suçlu bulunursa karar yüce divana gider. O kişi ya da kişiler de görevden alınır. Anayasa mahkemesi burada ceza mahkemesi gibi çalışır. Soruşturma bir vekil içinse savcı bir fezleke hazırlayıp meclise gönderir.
Parlamenter sistem oldukça yaygın bir sistemdir. İngiltere, Almanya, İtalya, İspanya, Belçika, Hollanda gibi ülkelerde görülmektedir.

27 Kasım 2018 Salı

Avrupa Birliği konfederasyon mudur, federasyon mudur?


     Avrupa Birliği'nin hukuki olarak şekli tartışmalıdır. Konfederasyon olarak gören de vardır federasyon olarak gören de...

Ancak Avrupa Birliği konfederasyon da federasyon da değildir. İkisi arasında bir yerdedir. Şöyle ki;
Avrupa Birliği konfederasyon değildir çünkü konfederasyondan ileridedir. Uluslararası antlaşmalara dayansa bile Avrupa Birliği tüzel bir kişilik olarak kabul edilir. Ayrıca parlamentosunda alınan kararlar üye devletler için bağlayıcıdır, doğrudan uygulanabilir niteliktedir.
Avrupa Birliği federasyon da değildir çünkü henüz o seviyeye gelmemiştir. Çünkü Avrupa Birliği'nin temelinde bir anayasa değil; Brüksel, Maastricht gibi antlaşmalar vardır. Federal bir yürütme organı da yoktur. Ortak savunma ve dış politika söz konusu değildir, bunları üye devletlerin kendi meseleleridir. Üye devletler birlikten ayrılabilir. Bunun en güncel örneği Brexit'tir. Birleşik Krallık 23.06.2016 tarihinde yaptığı referandumla Avrupa Birliğinden ayrılma kararı almıştır.



Konfederasyon Nedir?


     Konfederasyon, birden fazla bağımsız devletin belli bir amaç uğruna kurdukları devlet topluluğudur. Bu amaç özellikle ortak savunma üzerinedir. Konfederasyonu oluşturan konfederatif devletler iç ve dış işlerindeki devlet niteliklerini ve uluslararası kişiliklerini korurlar.
Konfederasyonlar uluslararası bir antlaşma ile kurulur. Ancak her üyenin istediği zaman ayrılma hakkı vardır. Buradan konfederasyonun üye devletler üzerinde herhangi bir şekilde zorlama gücü olmadığı anlaşılabilir. Örneğin diyet adı verilen konfederasyon meclislerinde alınan kararlar bağlayıcı değildir. O ülke kendi içinde isterse bu kararı onaylayıp yürürlüğe sokabilir.
Günümüzde konfederasyon özelliği gösteren bir topluluk bulunmamakla beraber British Commonwealth (İngiliz Milletler Topluluğu) konfederasyon benzeri olarak görülmektedir.
Tarihte ise 1241-1848 yılları arasındaki Helvetya yani İsviçre Konfederasyonudur. Bugün hala İsviçre'nin resmi adı Helvetya Konfederasyonudur. Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri de federasyon olmadan önce 1776-1787 yılları arasında bir konfederasyon örneğidir.

25 Kasım 2018 Pazar

Federasyon Nedir?


     Federasyon, federal devlet (merkezi devlet) ile federe devletlerin (Türkçe'deki tabirle eyalet) arasında yetkilerin paylaşıldığı devlet topluluğudur. Federal devlet federe devletlerden meydana gelir ancak onların haricinde ayrı bir oluşumdur. Ayrıca federal devlet, uluslararası kimliğe sahipken federe devletler sahip değildir. Ancak her ikisi de devlettir. Çünkü her ikisi de toprak, millet, egemenlik unsurlarına sahiptir.
Federasyonlar ayrılma veya birleşme yoluyla kurulabilir. Ancak her iki durumda da devlet arasında yetki paylaşımı yapılmalıdır. Bu yetki paylaşımı sert bir anayasa ile güvence altına alınır. Eğer güvence kanunla verilmiş olsaydı federal devlet istediği zaman yeni bir kanunla bu güvenceyi kaldırabilirdi. O yüzden bütün federal devletlerin anayasaları serttir. Ayrıca anayasanın yapılışına ve değiştirilmesine federe devletler de katılmalıdır. Yetki paylaşımı veya başka bir konuda anlaşmazlık çıktığı durumda bu işi çözüme kavuşturacak yargı mekanizmasına ihtiyaç vardır. O yüzden federal devletler bu uyuşmazlıkları çözmekle yükümlü yüksek mahkemelere sahiptirler.
Federal devletler de her devlet yasama, yürütme, yargı erklerine sahiptir.

Federal Devletlerde Yasama
Federal devletin yasama organına federe devletler de devlet olarak katılır. Bu yüzden her federasyonda 2 meclis vardır. Meclislerde hem federal devletin hem de federe devletlerin temsilcileri bulunur. Federe devletler de yasama organına devlet olarak katıldığına göre diğer meclis aynı yetkilere haiz olmalıdır. Yani aralarında bir eşitlik kurulmuş olması gerekir. Aksi takdirde federe devlet temsilcileri sadece formalite icabı yasama fonksiyonuna iştirak eder. Ayrıca ikinci mecliste federe devletler de kendi aralarında eşittir. Her birinin aynı sayıda vekili olur. Örneğin Amerikan Senatosunda her eyaletin 2 temsilcisi bulunur. Eyaletlerin nüfus veya toprak büyüklüklerine bakılmaz.

Federal Devletlerde Yürütme
Federal devletlerde yürütme sadece federasyonun başındaki kişide olabileceği gibi bu yetki de paylaşılabilir.

Federal Devletlerde Yargı
Federal devletlerde birden fazla hukuki düzen vardır. Birincisi federal devletin hukukudur. Ülke sınırları içerisindeki bütün federe devletlere uygulanır. Yani diğer hukuklardan üstündür. Bir de federe devletin kendi sınırları içerisinde uyguladığı hukuk düzeni vardır. Bu her federe devlet de farklı olabilir. Örneğin bir eyalette suç sayılan bir faaliyet başka bir eyalette suç olarak görülmeyebilir. Yani hem federal devletin anayasası ve yasaları, hem de federe devletlerin kendi anayasaları ve yasaları vardır. Tabii üstün olan federal hukuktur.
Federal devletin en iyi örneği Amerika Birleşik Devletleridir. Onun dışında Almanya, Belçika, İsviçre, Rusya gibi ülkelerde federal devlete örnek verilebilir.

23 Kasım 2018 Cuma

Üniter Devlet Nedir?


Devletin üç tane kurucu unsuru vardır. Bunlar; toprak, egemenlik ve millettir. Bunlardan biri dahi eksik olursa orada devletten bahsedilemez. Devletin üç tane de erki vardır. Bunlar da yasama, yürütme ve yargıdır.
Üniter devlet ise kurucu unsurların ve erklerin teklik özelliği gösterdiği devlet şeklidir. Bu yüzden bu tip devletlere tek devlet ya da basit devlet tanımları da yapılmıştır.
Üniter devletin toprağı bölünmez bir bütündür. Yani ülkenin bir kısmına ülkeden ayrılma imkanı tanınmaz. Buna toprak bütünlüğü ilkesi denir. Devletin millet unusuru da ayrılamaz. Bu da milleti teşkil eden insanlar arasında hiçbir şekilde ayrım yapılamayacağını gösterir. Buna milletin bölünmezliği ilkesi denir.
Üniter devlette tek yasama organı vardır. Yani kanun yapma yetkisi tek bir organa aittir. Diğer idari yönetimlerin kanun yapmaya yetkileri yoktur. Yürütme erkinde de bütünlük vardır. Parlementer sistemlerde başbakan ve kabine, başkanlık modelinde başkan yürütmenin başıdır. Yine yargı organı da tektir. Yargı mekanizması farklı mahkemelerden oluşsa bile ülkenin her yerinde aynı tür mahkemeler vardır. Bunların üstünde tek bir temyiz mercii vardır. Bunların dışında ülkenin bir yerinde ayrı bir mahkeme kurulamaz.
Son olarak üniter devletlerde resmi dil de birdir. Ülkenin muhtelif yerlerinde fiilen farklı diller konuşulabilir ancak bunlar resmi dil niteliği taşımaz. Yasama, yürütme, yargı organları da işlemlerini sadece bu resmi dilde yaparlar.
Üniter devlet örnekleri: Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya, Portekiz, Yunanistan, Türkiye


20 Kasım 2018 Salı

Seçim Sistemleri


Seçim sistemleri oyların vekilliklere yansıması için kullanılan teknik usullerdir. Siyasi partilerin bir seçim bölgesinde almış oldukları oyun kaç milletvekili çıkaracağını gösterir. Bunun için çeşitli yöntemler benimsenmiştir.  Bu yöntemler Çoğunluk sistemi ve Nispi Temsil sistemi altında incelenir.
ÇOĞUNLUK SİSTEMİ
Bir seçim bölgesinde en çok oy alan parti o bölgenin tüm milletvekillerini alır. Görüldüğü üzere basit bir mantığa sahiptir. 
Dar Bölge ve Listeli Çoğunluk sistemi olmak üzere ikiye ayrılır.
Dar Bölgeli Çoğunluk Sistemi: Bu sistemde her seçim çevresi tek bir milletvekiline sahiptir. Bu yüzden Tek İsimli Çoğunluk sistemi de denir.  Buna göre seçim çevresinde en çok oya sahip olan aday vekil seçilir.  Bir başka deyişle adayın milletvekili olabilmesi için geçerli oyların salt çoğunluğunu almış olması gerekir.  Bu sistemin avantajlı tarafı yeni seçilen parlamentoda çoğunluğun oluşmasına imkan veriyor olmasıdır.

Listeli Çoğunluk Sistemi: Burada da ülke seçim bölgelerine bölünür ancak bu sefer bölgeler birden fazla vekile sahiptir. Partiler o bölgenin çıkaracağı vekil sayısında listelerini hazırlayıp aday gösterirler. Seçmen istediği partinin listesine oy verir. En çok oyu alan parti o bölgenin milletvekillerinin hepsini kazanır.
Bu sistem 1946-1960 yılları arasında Türkiye’de uygulanmıştır.  O dönem oyların %56’sını alan Demokrat Parti parlamentonun %93’üne sahip olmuştur. Bu sistem her ne kadar güçlü ve istikrarlı hükumetler çıkarsa da adaletsiz olduğu gerekçesiyle eleştirilmiştir.

NİSPİ TEMSİL SİSTEMİ
            Bu sistem her partinin aldığı oy oranında vekil çıkarmasını öngörür. Mantıken bu sistem en az iki milletvekiline sahip yerlere uygulanır. Tek vekil çıkaran yerler çoğunluk sistemine tabidir. Yine mantıken Nispi Temsil listeli bir seçim usulüdür.
Nispi Temsil genelde seçim çevresi düzeyinde uygulanır. İstisnai olarak ulusal düzeyde uygulama alanı bulmuştur. Buna göre tüm ülke tek bir seçim çevresiymiş gibi kabul edilerek nispi temsil ulusal düzeyde uygulanmış olur. Buna tam nispi temsil denir.
Seçim çevresi düzeyinde uygulandığında ise her parti o bölgenin çıkaracağı vekil sayısına göre listesini hazırlayıp aday gösterir. Partiler aldıkları oy oranında parlamentoda koltuğa sahip olurlar.
Bunun için bazı usuller geliştirilmiştir.

En Büyük Artık Usulü: 10 vekil çıkaracak bir seçim çevresinde 800.000 seçmen olsun. Öncelikle seçmen sayısı vekil sayısına bölünür. Çıkan sonuç seçim kotasıdır. Buna göre seçim kotası 80.000’dir. Seçim sonucunda ise;
A partisi 110.000   B Partisi 280.000   C partisi 355.000   D partisi 55.000 oy alsın.
Buna göre A partisi 1, B partisi 3, C partisi de 4 milletvekiline sahipken D’nin vekili yoktur. Ancak 40.000 oy artık, 2 koltuk boş kalmıştır. Bu durumda partiler artık oylarına göre sıralanır. En büyük artık oya sahip olan D ondan sonra ise B’dir. Öyleyse kalan 2 boşluğu D ve B dolduracaktır.

En Kuvvetli Ortalama Usulü: Yukarıdaki seçim bölgesi için geçerli olan kaideler burada da geçerli olsun. İlk durumda A bir tane B 3 tane C 4 tane vekil çıkarmıştı. Bunlara bir eklenir ve alınan oy sayısına bölünür.
A partisi 110.000/2=55.000            B partisi 280.000/4=70.000  
C partisi 355.000/5=71.000            D partisi 55.000/1=55.000
Yine çıkan sonuçlar büyükten küçüğe doğru sıralanır. En büyük sonuca sahip C ve B birer vekil daha kazanır. Görüldüğü gibi bu usul büyük partilere avantaj sağlamaktadır.
Uygulandığı ülkeler: İsrail ve Avusturya

Milli Bakiye Usulü: En Büyük Artık ve En Kuvvetli Ortalama usullerinde artık oylar seçim çevresinde paylaştırılırken Milli Bakiye usulünde ulusal düzeyde paylaştırılır.
Yurt genelindeki artık oy toplamı artık vekil toplamına bölünür. Çıkan bu sonuç ulusal seçim kotasıdır. Sonra her partinin artık oyu bu kotaya bölünür. Böylece her partinin ulusal artıktan ne kadar milletvekili kazanacağı bulunmuş olur.
Bu sistem sayesinde küçük sayılabilecek partiler de milletvekili çıkarabilir. Nitekim 1965 genel seçimlerinde Türkiye’de uygulanan bu usule göre en az oy alan (208.696 oy) Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 11 milletvekili çıkarmıştır.

D’Hondt Usulü: 1878 yılında Belçikalı Victor D’Hondt’un geliştirdiği bu sistem hala adıyla anılmaktadır. Bu sistem artık oy ve boşta koltuk bırakmaz. Seçim kotası da yoktur. Sistem şöyledir:
100.000 seçmene ve 5 milletvekiline sahip bir bölge olduğunu varsayalım.
A partisi 36.000   B partisi 30.000   C partisi 24.000   D partisi 10.000 oy alsın.
Partilerin aldıkları oy sayıları 5’e kadar bölünür. (Milletvekili sayısı 5 olduğu için 5’e kadar bölünür.)

1’e bölme
2’e bölme
3’e bölme
4’e bölme
5’e bölme
A Partisi
36.000
18.000
12.000
9.000
7200
B Partisi
30.000
15.000
10.000
7.500
6.000
C Partisi
24.000
12.000
8.000
6.000
4.800
D Partisi
10.000
5.000
3.333
2500
2000
En büyük beş rakam tabloda belirtilmiştir. Buna göre A partisi 2, B partisi 2 ve C partisi 1 milletvekili çıkarmış olacaktır.